Gayrimenkul Pazarlama

Gayrimenkul, Pazarlama ve Ekonomi ile ilgili güncel bilgi, fikir ve yorumlarımı paylaştığım kişisel bir blog

29 Aralık 2012 Cumartesi

Türkiye’de Gayrimenkul Talebinin Sosyal Döngüsü



GAYRİMENKUL , PAZARLAMA ve EKONOMİ
-YENİ OYUNUN YENİ KURALLARI-
2.Faz

Türkiye’de Gayrimenkul Talebinin Sosyal Döngüsü

Türkiye’de son zamanlarda, gün geçmiyor ki sektöre yeni bir inşaat firması girmesin! Gayrimenkul sektörüne her gün katılan yeni oyuncular ve ürettikleri binlerce konut, herkesin aklına bu kadar konutta kimler oturacak? Kimler alıyor bu kadar daireleri?   Sorularını getiriyor. İşte size merak ettiğiniz bu karmaşı sorunun cevabını açıklayacağım.

Öncelikle biraz şaşırtıcı rakamlarla gideceğim.

Türkiye’nin demografik yapısına baktığımızda genç ve üretken bir nüfus olduğunu görüyoruz. 20-40 yaş arasında,
 22 milyonluk nüfus olduğunu ve bu yaş aralığındaki nüfusun da önümüzdeki 10 yıl içerisinde 11 milyon daha artarak 33 milyon olacağı öngörülüyor.
5 çocuk yapamasak ta, anlaşılan o ki,  Başbakanımızın sözlerinden feyz alarak en az 2 3 çocuk yapmaya gayret ediyoruz, bu da güçlü ekonomiye giden yolun temel taşlarından bir tanesinin üretken nüfus olduğunu bir kez daha göstermiş oluyor.
Her yıl 1,5 milyon kişi Üniversite sınavına giriyor. Üniversite sayısının artması ve puanlarında düşmesiyle bunların büyük kısmı Üniversiteye giriyor. 2-4 yıl arasında mezun oluyorlar. Erkekler askere gidiyor geliyor, bir kısmı iş arıyor, ekonomiye katkısı olmayan nüfusu oluşturuyor, bir kısmı işe giriyor ve sonunda Türkiye’de yılda 100.000 kişi evleniyor. Buda demek oluyor ki 50.000 yeni konut.
Evlenenlerin hepsi sanki bu yeni konutlara mı geçiyor dediğinizi duyar gibiyim, tabiki de Hayır. İşte Gayrimenkul Talebinin Sosyal döngüsü tam da aşağıdaki İstanbul’da evlenen ve yaşayan genç çift hikayesindeki şekilde işliyor.




1.Adım: Yeni evlenen çiftimiz şehrin hareketinden ve cazibesiden uzaklaşmak istemez, tam hayallerindeki gibi olmasada razı gelerek, şehir merkezinde eski binada kirada oturmayı tercih eder.
                                                                        



2.Adım: Çiftimiz bir süre sonra ekonomik durumu biraz iyileşir ve henüz çocukları da olmamıştır. Şehir merkezinde çok az ve değerli olan, onlar için satın alınması güç olan Yeni binalarda Kiraya çıkarlar ve kirada da olsa kaliteli yeni bir evde oturmanın hazzını yaşarlar.
                                                                            



3.Adım: 30 yaşını geçen ve artık çocukları da olan bu gençler artık hayata daha realist bakarak, çocuklarının da geleceğini düşünme içgüdüsüyle satın alabilecekleri bir ev arama çabasına girerler. Bu da şehrin çeperlerindeki yeni binalardır.
                                                                        


4.Adım: Artık çiftimizin çocuklarının döngüsü başlar, döngü başa döner.
                                                                    



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder